Geçtiğimiz günlerde yaşanmış olan Gediktepe baskını hakkında bazı iddilara ortaya atılmıştı…
Sınır geçişinde bir grubun farkedildiğini, güvenlik güçleri tarafından ateş altına alındığını ve ateşle karşılık gelmeyince bu grubun terörist değil de kaçakçı olduğu düşünülerek ateşin kesildiğini iddia edenler olmuştu.
(Bknz. Medya tarafından afişe edilen bir askeri uygulama: Ateşe ateşle yanıt vermezsen ve ilk ateş altında kaldığın sürede bertaraf edilmemişsen karakola sokulabilirsin, asker seni kaçakçı ya da köylü zannedip vurmaz. Sen bunu araştırıp öğrenmek için falan çabalamayasın; medyadan alırsın haberi)
Kıyamet kopacak zannettim ama öyle olmadı zahir askeri literatürde kabul edilebilir düzeyde bir yanılgı imiş…
Bugün ise haberlere Hatay’da kekik toplarken asker tarafından vurulan, ikisi yaşamını yitiren ve birisi de ağır yaralı olan köylü grubun bilgisi yansıdı…
Asker ayırt edemiyor demek ki… Vur deyince öldürmek bu olsa gerek.
“Asker ne yapsın? Coğrafi koşullar … Bölgenin zorluğu … Görevin ağırlığı … ” Bu söylemlerin muhatabı biz olmamalıyız. Asker kendi içinde bu ikilemi çözecektir; yetersiz eğitim almış, ağzı süt kokan vatan evlatlarını olması gereken eğitilmişlik düzeyine erişmeden sınıra dikmeyecektir ve kanımca dikmiyordur da…